Mutlu olmaya çalış. Ne zaman mutlu olacaksın? Okulun bittiğinde mi? İşe girdiğinde mi? Mutluluğu bekleme ve erteleme.

31 Ocak 2012 Salı

Turbodreams'in Çantası

Bembeyaz ve buz gibi bir İstanbul'dan Herkese sıcacık bir Merhabaaaa....

Önce sıcak bir kahve ile başlayalım derim ben :) 


                                                                    Afiyet olsun ;)


E öyleyse buyrun bakalım


Uzun zamandır çok vakit ayıramıyorum ama bugünü bloguma, takipçilerime, bir göz atıp beğenenlere ayırdım =) Her birinize çooook teşekkür ederim. Paylaşmak harikadır hele bir de beğenenler olduğun da , güzel ve yapıcı eleştiriler aldığımda daha da mutlu oluyorum. Hepinizi kocaman öpüyorum.

Çantamda neler var postu yapmamıştım daha önce , bugün ortaya karışık bir şeyler yayınlayacağım=)

Canım ablam kendi çantasını bana hediye etti... Ablanız varsa, hayatta herzaman 1-0 öndesiniz demektir.

Aynı gün ama farklı şehirlerde bu çantayı beğenmişiz ve ben ablam bunu görse kesin alır diye düşünmüştüm ki akşamına öğrendim bahsettiğimiz çantayı almış bile:) Ablalar ve kardeşleri böyledir işte. Telepati gücümüz pek bir fazla. 

Şimdi fotoğraflara geçelim=) 

Çantam kutu gibi olduğundan, yalnızca bozuk para cüzdanımı alıyorum , kredi kartlarımı ve paralarımı ise çantanın cep kısmına koyuyorum. Tıka basa dolu çantaları sevmiyorum, az ve öz eşya taşımak en ideali ve sağlıklısı. Minik , çanta için olan parfümleri yanımda taşıyorum ancak o şuan yanımda yok İzmir deki evimde  :( Onun dışında çantam da kağıt vs çöpü olur birde:) Sosyal mesajı da verelim ; lütfen yerlere çöp atmayalım minik de olsa çantamıza atalım ta ki çöp kutusu görene kadar .... 

Ajandam vazgeçilmezim
Deri Eldivenlerim de öyle



















Bordo Deri Bozuk para cüzdanım : Topshop
Çantam : Forever New
Deri Eldivenlerim : Park Bravo
Makyaj Malzemelerim:
                         Allık : Pastel 
                         Krem far: Avon
                         Ruj        :  Avon
                         Siyah göz kalemi : Christian Dior

Koccamaaan Sevgiler
                                Turbodreams den...

29 Aralık 2011 Perşembe

Haydi Tık Tık :)

Herkese merhabaaaa,

Sizinle bir adresi paylaşmak istiyorum ...

İşte buyrun bi bakın bakalım burada ne çekilişi vaaaaaaar =)

18 Aralık 2011 Pazar

Bu Bir Yeni Yıl Dilek Kutusudur


Yağmurlu bir pazar gününden herkese MERHABA...

Umarım keyifli bir pazar geçiriyorsunuzdur... Keyfiniz yoksa bile , size neşe verecek olan her şeyi bir film şeridi gibi gözünüzün önünden geçirin , bu bile sizi iyi hissettirmeye yetecektir. Unutmayın ki başladığında biter bittiğinde yeniden başlar bir döngünün içindeyiz... Hep güzel başlangıçlar için bir YENİ YIL DİLEK KUTUSU oluşturmak istedim ... İşte benim kutumdaki dileklerim ;



Zorlu engelleri  dikkatlice ve keyiflice aşacağımız,



Etrafımızdaki olumsuz düşüncelere rağmen her zaman gülümseyebileceğimiz,



Bizim için kapanan kapılardan ziyade açılan kapıları görebileceğimiz,



Gerçek dostlarımızla ve sevdiklerimizle paylaştığımız harika anılarımızın  olduğu,



Yıldızımızla uyum içerisinde parladığımız,



Dileklerimizi evrene doğru şekilde iletebildiğimiz,



Gerçekten özgürleşebildiğimiz,



Eğlenceli Sürprizlerimizin olduğu,



Sağlık ve şifa dolu,



Ağzımızın tadının hiç bozulmadığı,



Keyifli sofralarda , en sevdiklerimizle geçirdiğimiz güzel anılarımızın olduğu,





 ve Zamanımızın mutlulukla, dolu dolu geçtiği,



bir YIL DİLİYORUM....

her yeni günümüz bir öncekini aratmayacak güzelliklerle gelsin her birimize.

Sevgilerimle 

12 Aralık 2011 Pazartesi

keyifli bir paylaşım



Sıcak bir merhaba hepinize...

Az önce bir konu hakkında fikir yürütüyordum hatta fikirden de öte bir farkındalığımı paylaşıyordumçok sevdiğim biriyle ve akabinde tamda cuk oturan bir yazı buldum . İçimden sizinle de paylaşmak geldi. Çünkü paylaşmanın enerjisi mükemmeldir ve bizi mutlu eder.

Okuyorum, izliyorum, sohpet ediyorum , araştırıyorum ... kısacası öğrenmek için zihnimi açıyorum ve farkındalığımda o denli artıyor . Her gün yeni bir keşifte bulunuyorum ve bu hayatımı anlamlandıran harika bir duygu yaratıyor içimde....

Bazen canımı sıkan olaylar ya da insanlar oluyor ... Aslında ben izin veriyorum onlara oysa engelleyebilirim çünkü benim keyfimi, mutluluğumu bozacak kimse olamaz bu dünyada.

Farkediyorum ki hayatımda olan bazı insanlar sadece bir sınavı geçmem için aracı oluyorlar. Yani ben onlara kızarken aslında bu sınavdaki başarı enerjimi azaltıyorum oysa ki ben başarılı biriyim buna neden izin vereyim ki....

Ben o insanlar sayesinde kızmamayı, kendime hakim olabilmeyi, sükunetimi korumayı deneyimliyorum....

Bugüne kadar kızdığım ya da affetmekte güçlük çektiğim herkesi affediyorum ve özgür bırakıyorum. İyilik onlarla olsun.

Hint felsefesinin 4 kuralı...

1-" Karşına çıkan kişiler, her kimse, doğru kişilerdir."
Bunun anlamı şudur, hayatımızda kimse tesadüfen karşımıza çıkmaz. Karşımıza çıkan, etrafımızda olan herkesin bir nedeni vardır, ya bizi bir yere götürürler ya da bize bir şey öğretirler.

2-"Yaşanmış olan her ne ise, sadece yaşanabilecek olandır."Hiç bir şey, hem de hiç bir şey yaşadığımız şeyi değiştiremezdi.Yaşadığımızın içindeki en önemsiz saydığımız ayrıntıyı bile değiştiremeyiz. "Şöyle yapsaydım, böyle olacaktı" gibi bir cümle yoktur. Hayır, ne yaşandıysa, yaşanması gereken, yaşanabilecek olandır, dersimizi alalım ve ilerleyelim diye. Her ne kadar zihnimiz ve egomuz bunu kabul etmek istemese de, hayatımızda karşılaştığımız her olay, mükemmeldir.

3-" İçinde başlangıç yapılan her an, doğru andır."Her şey doğru anda başlar, ne erken ne geç.Hayatımızda yeni bir şeyler olmasına hazırsak, o da başlamaya hazırdır.

4-"Bitmiş olan bir şey bitmiştir. Bu kadar basittir."Hayatımızda bir şey sona ererse, bu bizim gelişimimize hizmet eder.Bu yüzden serbest bırakmak, gitmesine izin vermek ve elde etmiş olduğumuz bu tecrübeyle ileriye doğru bakmak daha iyidir.

Sizden bir ricam olacak;

lütfen bugün kendiniz için, seçtiğiniz bir müziği dinleyin... beraberinde de ruhunuzu

Sevgilerimle
TD ;)

6 Kasım 2011 Pazar

Bayram...



Herkese Merhaba,

Ailemin yanındayım, onlar sağlıklı ya işte bugün bana bayram. Susmuyorum, konuşuyorum ve çarpık düzene ayak uydurmuyorum ya işte bugün bana bayram .

Öte yandan düşününce de, hayvanların törenle katledilmesine karşıyım , çünkü görüyoruz ki insanların öfkesi kan görmekle dinmiyor.

Görmezden gelemiyorum ve anlayamıyorum insanlar ne zaman duyarlılığını bu kadar kaybetti ne zaman bu hale geldik. Ne zaman cennet anaların ayaklarının altında çekildi de , analar sokak ortasında kanlar içinde yatmaya başladı.

Ne zaman el öpmeye, şeker toplamaya gelen çocuklara tecavüz etme zihniyeti yerleşti o beyinlere.

ve ne zaman medeniyetin göbeği dediğimiz bağdat caddesinde, yere düşen evsiz amcaya böcekmiş gibi bakmaya başladı onunla aynı yaşta ama iyi giyimli olan o "adam"!!!

biz yaptığımız yardımlarla fakir olmayız, onlarda bizim yardımlarımızla zengin olmaz belki ama mutlu olabilir, kaybettiği inancı yerine gelebilir belki de.

Biz sokaklarda yürüyüş yaptığımızda belki o kadınların acıları dinmeyecek, bayram şekeri uğruna katledilen çocuklar geri gelmeyecek ve hatta ne YAZIK Ki tecavüzcüler tekrardan yargılanmayacak ama biz kurbanlık koyun gibi olanlara sessiz kalmamış olacağız. Biz burdayız sizin yanınızdayız demiş olacağız ...

Yaşanılanlardan ders almak için illa bazı şeylerin başımıza gelmesi gerekmez, görmezden geldiklerimiz de bize dersler vermek için yaşanmış olabilir.

Sessiz kalmak, olmuş biz ne yapalım demeyeceğimiz bir bayram olsun ... Bayram işte o zaman bayram olur!


30 Ekim 2011 Pazar

Günün Sözü


Rengarenk hayalleriniz olsun ve peşinden koşacak kadar sağlam karakteriniz.

Sevgilerimle.... =)

28 Ekim 2011 Cuma

Uçuyoruz Ne Güzel Kamikaze :)

Uçuyoruz Ne Güzel


Herkese Sıcak bir Merhabaaa=)

Hepimizin Cumhuriyet Bayramı Kutlu, Umutlu ve Daim Olsun... Buna hıyanet etmek isteyenlere pabuç bırakmayalım hiçbir zaman, hiçbir koşulda...

Epeydir yazamadım, hayat her zamanki gibi dolu dolu ve keyifli geçip gidiyor. Ben boş durmayı sevmeyenlerdenim, heran bir şeylerle meşgul olmalıyım, neler katabilir kendime o anı nasıl değerlendirebilirm diye düşünüp hayatı dolduranlardanım ama keşke daha da planlı ilerleyebilsem de başka bir çok şeyi daha sığdırabilsem hayatıma neyse ona da sıra gelecek elbet , öğreniyoruz zamanla =)

Ekim benim ayım , benim doğduğum , yaprakların artık dallarını terkettiği ama çıplak gövdeleriyle kışa meydan okumaya hazır ağaçlarla dolu bi mevsim ...

Terazi burcuyum da aynı zamanda... uups burda biraz duralım derim :) Terazi olanlar iyi bilir
nasıl da adaletli olmak için içimizde çatışır ince ince eler sık sık dokurken neler yaşadığımızı :/

Bazen düşünüyorum da adaletin olmadığı bir dünyada fazla adalet duygusuna sahip olmak intihar gibi bir şey.... ama sonra diyorum kendi kendime boşver sen bak önüne, doğru bildiğinin arkasından devam et.

Bazen cam fanusun içindeymişim gibi hissediyorum kendimi.... Her şey öyle aynı her şey öyle salakça geliyor ki şaka mı bunlar diyorum sonra yeniden toparlıyorum kendimi , yanlış anlamayın bu salak düzene ayak uydurmaya çalışmıyorum sadece bu düzenin içinde bende kendi düzenimi kurmak gayretindeyim hepsi bu ....

Görmek, daha çok bilmek , anlamak istiyorum her anı , her yaşadığımın anlamını, mucizesini....

Sahip olduğum her şey için eksiksiz şükrediyorum... Yolum uzun; önce küçük bir su

birikintisiydim, büyüdüm akıntıyla başa çıkmayı kendimi ona bırakmayı öğrendim sonra denize

ulaştım, denize döküldüm ama daha bitmedi okyanusla da buluşacağım...


Aydınlık, yalansız dolansız, adaletli, özgür yarınlar diliyorum hepimize....