Bugün kendimi kutluyorum...
Bugün kendimi onurlandırıyorum...
Bugün kendimle bir kez daha gurur duyuyorum...
Bugün bir kez daha seviyorum kendimi...
Başkalarını kutlarız , övgülere boğarız konu kendimiz olduğunda bu ya şimarıklık ya da ego patlaması olarak algılanır. Hiçte değil insan kendinin farkında olmazsa bir otdan farkı ne kalır ki ?
İnsan kendinle gurur duymayı beceremeyip abartıp egonun kölesi oluyorsa bu benim de olacağım anlamına gelmez ki ?
ne severim şu atasözünü "meyve veren ağaç taşlanır" ben hiç bir zaman ne kimseye taş attım ne de kimsenin yoluna taş koydum...
Herkese yetecek kadar yollar , patikalar ve dönüşler var bu hayatta...
Her zaman dediğim gibi beni, benim yanımdakiler ilgilendirir " birlikte yola çıktıklarım" işte onlar benim göz bebeklerim ...
http://turbodreamss.blogspot.com/2011/06/noktalar-birlestiriyorum.html
Bu yazıma da bir göz atın derim :)
Başarılarınızdan mutlu olan insanlar varsa onlara sarılın ve asla bırakmayın , öylelerini bulmak zor bu devirde.
Çok seviyorum sizi .....
Mutlu olmaya çalış. Ne zaman mutlu olacaksın? Okulun bittiğinde mi? İşe girdiğinde mi? Mutluluğu bekleme ve erteleme.
2 Şubat 2012 Perşembe
31 Ocak 2012 Salı
Vintage
Kırmızı rengini çok severim ki bu çantayı da gördüğüm zaman bayılmıştım... MANGO'nun çantalarını pek beğenmeme ama yıllaaaar önce aldığım bu çantasını hala aşkla takıyorum :) Bugün İstanbul'daki evimde neyim var neyim yok diye bakarken buldum ve sizlerle paylaşmak istedim ... Umarım siz de beğenirsiniz.
Çok kullanışlı bir çanta değil ama yaz akşamlarında , o sıcaklarda çantayı yük etmek istemiyor ve kendinizi daha özgür hissetmek istiyorsanız bu minik kırmızı ve katlanan çanta ideal =)
İçine sadece kartlarınız, paranız , anahtarlıksız anahtarınız ve çok büyük olmayan cep telefonunuz sığar=) Ama yine de o çanta aşktır , rahatlıktır aynı zamanda şıklık ve tarzdır ... hihi
Çok kullanışlı bir çanta değil ama yaz akşamlarında , o sıcaklarda çantayı yük etmek istemiyor ve kendinizi daha özgür hissetmek istiyorsanız bu minik kırmızı ve katlanan çanta ideal =)
İçine sadece kartlarınız, paranız , anahtarlıksız anahtarınız ve çok büyük olmayan cep telefonunuz sığar=) Ama yine de o çanta aşktır , rahatlıktır aynı zamanda şıklık ve tarzdır ... hihi
Turbodreams'in Çantası
Bembeyaz ve buz gibi bir İstanbul'dan Herkese sıcacık bir Merhabaaaa....
Önce sıcak bir kahve ile başlayalım derim ben :)
Afiyet olsun ;)
E öyleyse buyrun bakalım
Uzun zamandır çok vakit ayıramıyorum ama bugünü bloguma, takipçilerime, bir göz atıp beğenenlere ayırdım =) Her birinize çooook teşekkür ederim. Paylaşmak harikadır hele bir de beğenenler olduğun da , güzel ve yapıcı eleştiriler aldığımda daha da mutlu oluyorum. Hepinizi kocaman öpüyorum.
Çantamda neler var postu yapmamıştım daha önce , bugün ortaya karışık bir şeyler yayınlayacağım=)
Canım ablam kendi çantasını bana hediye etti... Ablanız varsa, hayatta herzaman 1-0 öndesiniz demektir.
Aynı gün ama farklı şehirlerde bu çantayı beğenmişiz ve ben ablam bunu görse kesin alır diye düşünmüştüm ki akşamına öğrendim bahsettiğimiz çantayı almış bile:) Ablalar ve kardeşleri böyledir işte. Telepati gücümüz pek bir fazla.
Şimdi fotoğraflara geçelim=)
Çantam kutu gibi olduğundan, yalnızca bozuk para cüzdanımı alıyorum , kredi kartlarımı ve paralarımı ise çantanın cep kısmına koyuyorum. Tıka basa dolu çantaları sevmiyorum, az ve öz eşya taşımak en ideali ve sağlıklısı. Minik , çanta için olan parfümleri yanımda taşıyorum ancak o şuan yanımda yok İzmir deki evimde :( Onun dışında çantam da kağıt vs çöpü olur birde:) Sosyal mesajı da verelim ; lütfen yerlere çöp atmayalım minik de olsa çantamıza atalım ta ki çöp kutusu görene kadar ....
Ajandam vazgeçilmezim
Deri Eldivenlerim de öyle
Bordo Deri Bozuk para cüzdanım : Topshop
Çantam : Forever New
Deri Eldivenlerim : Park Bravo
Makyaj Malzemelerim:
Allık : Pastel
Krem far: Avon
Ruj : Avon
Siyah göz kalemi : Christian Dior
Koccamaaan Sevgiler
Turbodreams den...
Etiketler:
ajanda,
Çantamda ne var,
deri eldivenler,
Vintage,
vintage bag,
vintage çanta
29 Aralık 2011 Perşembe
Haydi Tık Tık :)
Herkese merhabaaaa,
Sizinle bir adresi paylaşmak istiyorum ...
İşte buyrun bi bakın bakalım burada ne çekilişi vaaaaaaar =)
18 Aralık 2011 Pazar
Bu Bir Yeni Yıl Dilek Kutusudur
Yağmurlu bir pazar gününden herkese MERHABA...
Umarım keyifli bir pazar geçiriyorsunuzdur... Keyfiniz yoksa bile , size neşe verecek olan her şeyi bir film şeridi gibi gözünüzün önünden geçirin , bu bile sizi iyi hissettirmeye yetecektir. Unutmayın ki başladığında biter bittiğinde yeniden başlar bir döngünün içindeyiz... Hep güzel başlangıçlar için bir YENİ YIL DİLEK KUTUSU oluşturmak istedim ... İşte benim kutumdaki dileklerim ;
Zorlu engelleri dikkatlice ve keyiflice aşacağımız,

Etrafımızdaki olumsuz düşüncelere rağmen her zaman gülümseyebileceğimiz,

Bizim için kapanan kapılardan ziyade açılan kapıları görebileceğimiz,

Gerçek dostlarımızla ve sevdiklerimizle paylaştığımız harika anılarımızın olduğu,

Yıldızımızla uyum içerisinde parladığımız,

Dileklerimizi evrene doğru şekilde iletebildiğimiz,

Gerçekten özgürleşebildiğimiz,

Eğlenceli Sürprizlerimizin olduğu,

Sağlık ve şifa dolu,

Ağzımızın tadının hiç bozulmadığı,

Keyifli sofralarda , en sevdiklerimizle geçirdiğimiz güzel anılarımızın olduğu,

ve Zamanımızın mutlulukla, dolu dolu geçtiği,
bir YIL DİLİYORUM....
her yeni günümüz bir öncekini aratmayacak güzelliklerle gelsin her birimize.
Sevgilerimle
12 Aralık 2011 Pazartesi
keyifli bir paylaşım

Sıcak bir merhaba hepinize...
Az önce bir konu hakkında fikir yürütüyordum hatta fikirden de öte bir farkındalığımı paylaşıyordumçok sevdiğim biriyle ve akabinde tamda cuk oturan bir yazı buldum . İçimden sizinle de paylaşmak geldi. Çünkü paylaşmanın enerjisi mükemmeldir ve bizi mutlu eder.
Okuyorum, izliyorum, sohpet ediyorum , araştırıyorum ... kısacası öğrenmek için zihnimi açıyorum ve farkındalığımda o denli artıyor . Her gün yeni bir keşifte bulunuyorum ve bu hayatımı anlamlandıran harika bir duygu yaratıyor içimde....
Bazen canımı sıkan olaylar ya da insanlar oluyor ... Aslında ben izin veriyorum onlara oysa engelleyebilirim çünkü benim keyfimi, mutluluğumu bozacak kimse olamaz bu dünyada.
Farkediyorum ki hayatımda olan bazı insanlar sadece bir sınavı geçmem için aracı oluyorlar. Yani ben onlara kızarken aslında bu sınavdaki başarı enerjimi azaltıyorum oysa ki ben başarılı biriyim buna neden izin vereyim ki....
Ben o insanlar sayesinde kızmamayı, kendime hakim olabilmeyi, sükunetimi korumayı deneyimliyorum....
Bugüne kadar kızdığım ya da affetmekte güçlük çektiğim herkesi affediyorum ve özgür bırakıyorum. İyilik onlarla olsun.
Hint felsefesinin 4 kuralı...
1-" Karşına çıkan kişiler, her kimse, doğru kişilerdir."
Bunun anlamı şudur, hayatımızda kimse tesadüfen karşımıza çıkmaz. Karşımıza çıkan, etrafımızda olan herkesin bir nedeni vardır, ya bizi bir yere götürürler ya da bize bir şey öğretirler.
2-"Yaşanmış olan her ne ise, sadece yaşanabilecek olandır."Hiç bir şey, hem de hiç bir şey yaşadığımız şeyi değiştiremezdi.Yaşadığımızın içindeki en önemsiz saydığımız ayrıntıyı bile değiştiremeyiz. "Şöyle yapsaydım, böyle olacaktı" gibi bir cümle yoktur. Hayır, ne yaşandıysa, yaşanması gereken, yaşanabilecek olandır, dersimizi alalım ve ilerleyelim diye. Her ne kadar zihnimiz ve egomuz bunu kabul etmek istemese de, hayatımızda karşılaştığımız her olay, mükemmeldir.
3-" İçinde başlangıç yapılan her an, doğru andır."Her şey doğru anda başlar, ne erken ne geç.Hayatımızda yeni bir şeyler olmasına hazırsak, o da başlamaya hazırdır.
4-"Bitmiş olan bir şey bitmiştir. Bu kadar basittir."Hayatımızda bir şey sona ererse, bu bizim gelişimimize hizmet eder.Bu yüzden serbest bırakmak, gitmesine izin vermek ve elde etmiş olduğumuz bu tecrübeyle ileriye doğru bakmak daha iyidir.
Sizden bir ricam olacak;
lütfen bugün kendiniz için, seçtiğiniz bir müziği dinleyin... beraberinde de ruhunuzu
Sevgilerimle
TD ;)
6 Kasım 2011 Pazar
Bayram...

Herkese Merhaba,
Ailemin yanındayım, onlar sağlıklı ya işte bugün bana bayram. Susmuyorum, konuşuyorum ve çarpık düzene ayak uydurmuyorum ya işte bugün bana bayram .
Öte yandan düşününce de, hayvanların törenle katledilmesine karşıyım , çünkü görüyoruz ki insanların öfkesi kan görmekle dinmiyor.
Görmezden gelemiyorum ve anlayamıyorum insanlar ne zaman duyarlılığını bu kadar kaybetti ne zaman bu hale geldik. Ne zaman cennet anaların ayaklarının altında çekildi de , analar sokak ortasında kanlar içinde yatmaya başladı.
Ne zaman el öpmeye, şeker toplamaya gelen çocuklara tecavüz etme zihniyeti yerleşti o beyinlere.
ve ne zaman medeniyetin göbeği dediğimiz bağdat caddesinde, yere düşen evsiz amcaya böcekmiş gibi bakmaya başladı onunla aynı yaşta ama iyi giyimli olan o "adam"!!!
biz yaptığımız yardımlarla fakir olmayız, onlarda bizim yardımlarımızla zengin olmaz belki ama mutlu olabilir, kaybettiği inancı yerine gelebilir belki de.
Biz sokaklarda yürüyüş yaptığımızda belki o kadınların acıları dinmeyecek, bayram şekeri uğruna katledilen çocuklar geri gelmeyecek ve hatta ne YAZIK Ki tecavüzcüler tekrardan yargılanmayacak ama biz kurbanlık koyun gibi olanlara sessiz kalmamış olacağız. Biz burdayız sizin yanınızdayız demiş olacağız ...
Yaşanılanlardan ders almak için illa bazı şeylerin başımıza gelmesi gerekmez, görmezden geldiklerimiz de bize dersler vermek için yaşanmış olabilir.
Sessiz kalmak, olmuş biz ne yapalım demeyeceğimiz bir bayram olsun ... Bayram işte o zaman bayram olur!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



